Üzerinde çalıştığım projelerden, kullandığım donanım ve yazılımlara, sektördeki yeniliklerden ilham aldığım tasarımlara kadar iş yaşamımın farklı yönlerine dair kısa notlar, anekdotlar ve fotoğraflar.
Kuzenim 1-2 yaşlarındayken çok inatçıydı. Eline aldığı bir şeyi asla bırakmazdı. Ne yapsak fayda etmez, elinden almaya çalıştığımızda sinirlenir ve ağlamaya başlardı. Üstelik birkaç saniye değil, dakikalarca susmazdı. Kimse de bir bebeği uzun süre ağlatmak istemediği için, sonunda elinden aldığımız şeyi geri vermek zorunda kalırdık.
Bir gün yine elinde, almamız gereken bir şey vardı. Cep telefonu muydu, başka bir şey miydi tam hatırlamıyorum. Bu defa “Onu ver, test yapalım” dedim. Hiç itiraz etmeden hemen verdi. Hepimiz şaşırdık. Biz de gerçekten bir deney yapıyormuş gibi birkaç saniye boyunca tuhaf hareketler yaptık. O da bizi izledi ve sonrasında elindeki şeyi geri istemedi.
O günden sonra eline bırakmasını istemediğimiz ne alırsa alsın, “Ver, test yapalım” demeye başladık. Her defasında elindekini hemen veriyordu. Daha birkaç gün öncesine kadar ağlayarak, bağırarak bırakmadığı şeyleri, tek bir kelimeyi duyunca kendi isteğiyle uzatıyordu. “Test” kelimesi adeta kurtarıcımız olmuştu.
Şimdi de bütün sanal dünyayı “sistem” kelimesi sardı. Firma sahiplerine sürekli aynı şey söyleniyor: “Size bir sistem kuralım. Biz sistem kuruyoruz. İşinizi sistemleştirelim.” Sistem, sistem, sistem… Gerçekten bu kelimeyi duymaktan sıkıldım.
Biz web sitesi yapmıyoruz, sistem kuruyoruz. Biz yazılım yapmıyoruz, sistem kuruyoruz. Biz sosyal medyanızı yönetmiyoruz, sistem kuruyoruz.
Peki bu sistem tam olarak nedir? Kuzenim o zamanlar konuşabiliyor olsaydı, herhalde o da bize dönüp “Bu test tam olarak nedir?” diye sorardı.
Evet, kastedilen şey bir markanın hem dijital dünyada hem de gerçek hayatta yaptığı yanlışların tespit edilmesi, bunların raporlanması, sonrasında düzeltmek için yapılması gerekenlerin listelenmesi ve bu konularda çalışma yapılması. Buraya kadar bir problem yok. Fakat ortada somut bir şey anlatan da yok. “Şunu yaparsanız şu sonuç ortaya çıkar, bu sorunun çözümü budur.” tarzında tek bir cümle bile göremiyorum.
Sadece tek bir kelime var: “Sistem.”
Bizim için “test” kurtarıcı bir kelimeydi. Görünen o ki bugün de birçok kişi için “sistem” aynı görevi görüyor.
. . .
Ben Emrah Avcı. Kişisel web sitemi ve diğer web sitelerimi incelemeyi unutmayın:
Sunduğum hizmetler:
İletişim bilgilerim:
Yaklaşık 2 sene önce, turuncu kabloları görmemle birlikte büyük bir sevinç yaşadım. Yan sokağımızda birkaç gün süren bir çalışma yapıldı. İki direk dikilerek üzerlerinden fiber kablo geçirildi ve çalışma öylece bırakıldı.
Yaklaşık 1 sene boyunca hiçbir hareket olmadı.
Sonrasında başka bir internet servis sağlayıcısı da kendi fiber altyapısı için çalışmalara başladı. Bütün ilçenin yolları, ana caddeleri ve ara sokakları baştan sona kazıldı. Öyle bir kazıldı ki yollarda boydan boya 5-10 santimetrelik çukurlar oluştu ve aylarca öylece bırakıldı.
Aylar sonra kazılma sırası bizim sokağa da geldi. Birkaç gün sonrasında binamızın önüne fiber saha dolabı kuruldu.
Hâlâ birkaç günde bir turuncu kablolar dışarı çıkarılarak çalışma yapılıyor. Ancak çalışmaların daha ne kadar süreceğini ve fiber internetin binamızda ne zaman aktif edileceğini kimse bilmiyor. Çalışanlar bilmiyor, müşteri hizmetleri bilmiyor.
. . .
Ben Emrah Avcı. Kişisel web sitemi ve diğer web sitelerimi incelemeyi unutmayın:
Sunduğum hizmetler:
İletişim bilgilerim:
Bazı web tasarım projelerine başlamadan önce, bu tarz abartılı beklentilerle karşılaşabiliyorum. Elbette başlıkta biraz mübalağa yaptım ama inanın, buna yakın talepler düşündüğünüzden çok daha sık geliyor.
Öncelikle şu gerçeği kabul etmek gerekiyor: Web siteleri belli yapı taşlarından oluşur. Giriş yani hero bölümü, öne çıkan hizmetler, ikonlar, görseller, referanslar, servisler ve benzeri bölümler kullanılır.
Dijital ekranların piksellerden oluştuğunu ve tasarımın da belli başlı kuralları bulunduğunu düşünürsek, hazırlanan bir tasarımdaki her detayın dünya üzerinde ilk kez görülmesi mümkün değildir.
Elbette özgün bir dil oluşturulabilir. Markaya özel renkler, tipografi, görsel kullanım biçimi ve sayfa düzeni tasarlanabilir. Ancak daha önce hiçbir yerde görülmemiş, tasarım tarihini baştan yazacak bir web site beklentisi pek gerçekçi değildir.
Son projelerimden birinde beklenti neredeyse şu seviyedeydi:
“Satışlarımız on katına çıksın. Web sitesine giren kişi satın alma yapmazsa pişmanlıktan gece gözüne uyku girmesin. Rakip firmaların sahipleri web sitemizi gördüğünde firmalarını satışa çıkarsın ve sektörü bıraksın.”
Bunu yapabilecek dünyada ne bir freelancer ne de bir ajans vardır.
Benden böyle şeylerin beklenmesi ilk bakışta olumlu görünebilir. “Demek ki beni çok profesyonel görüyorlar.” diye düşünülebilir. Fakat proje sürecinde işler maalesef bu kadar güzel ilerlemiyor.
Çünkü bir süre sonra tasarım yapmaktan çok, bir süper kahraman olmadığımı ve tek bir web sitesiyle bütün sektörü değiştiremeyeceğimi anlatmaya çalışıyorum.
Bahsettiğim projede de beni en çok yoran şey tasarımın kendisi değil, bu beklentilerin gerçekçi olmadığını defalarca açıklamak zorunda kalmamdı.
. . .
Ben Emrah Avcı. Kişisel web sitemi ve diğer web sitelerimi incelemeyi unutmayın:
Sunduğum hizmetler:
İletişim bilgilerim:
Özellikle sürekli evden çalışan insanlara zaman zaman ortam değiştirmek iyi geliyor. Aynı masada, aynı odada, aynı düzende çalışmaktan sıkılabiliyor insan.
Fakat kafeye gittim, oturdum, çalıştım şeklinde olmuyor. Masa yüksekliği, sandalye rahatlığı, ortam kalabalığı ve sesi gibi etkenleri de hesaba katmak gerekiyor.
Yaşadığımız ilçede çoğunlukla gittiğim bir kafe var, deniz kenarında. Fakat denize en uzak kısmına, en köşeye oturur, sırtımı duvara yaslarım. Yaşadığım ilçede 10’un üzerinde kafe olmasına rağmen, bu şekilde kuytu köşe bulabileceğim başka yer yok açıkçası. Çoğunlukla sigara içilen yerleriyle iç içe bu kafeler ve sigara içmeyenler güya kapalı alanda otururken bütün dumandan etkilenir. Bu bahsettiğim kafede bu iki bölüm arasında bayağı bir mesafe var. Bu aslında en önemli etken.
Neyse İstanbul, Yalova gibi şehir dışı lokasyonlara gittiğimizde ise yine kendime bir köşe ararım. Etrafımdan, sağımdan, solumdan ve arkamdan insan geçmemesini isterim. Bu, ofis ortamında çalışırken de böyleydi benim için. Bu durumdan rahatsız oluyorum.
Eskiden priz de arardım. MacBook kullanırken bu sorun ortadan kalktı diyebilirim, en azından şarjının gitme süresi çalışmam için gayet yeterli oluyor.
Ben çoğu zaman “kafeye gidip çalışayım” şeklinde hareket etmem. Yaşadığımız ilçe özelinde bahsedeyim. İlçenin birkaç kilometre dışındayız, yani çantamı alıp kendimi kafede bulamam. Bu sebeple dışarıda olmam gereken zamanlarda bazen işim gereği anlık olarak bilgisayarı açmam gerekebilir, bazen de boş bir zamanım vardır ve onu değerlendirmem gerekir; ben de çalışarak değerlendiririm.
Kafede çalışmanın verimli olup olmamasına gelirsek; ben özellikle tasarım süreçlerimde evimde olmayı ve 27 inç monitörümde çalışmayı tercih ediyorum. Laptopum 16.3 inç. Açıkçası laptopları küçük işler için, not aldığım, fikir edindiğim çalışmalarımda kullanıyorum; çalışmalarımda büyük ekrana her zaman ihtiyaç duyuyorum. Bu sebeple bana göre kafe veya kendi evimde bile laptop ile çalışmak, tasarım süreçleri için pek alışamadığım bir durum. Esprili bir video çekilmişti yurt dışında, bir kafeye 27 inç iMac ile gidilmişti. 😊
Kafede çalışanlar zaman zaman internette espri, hatta alay konusu olurlar. Özellikle laptoplarında elma logosu varsa. Nedense, bilgisayar başında çalışmayan insanlar, bilgisayar başında çalışan insanları boş boş sadece tuşlara basıyor olarak görürler. Mesela şu anda madde madde yazdığım 30’un üzerinde yapılacak işim var. Kimi 5 dakikalık iş; kimi 1-2 saatlik; kimi çok daha uzun.
Dışarıda olduğum için mecburiyetten de giderim kafede otururum veya canım orada oturmak istediği için gider otururum; bunun bu tarz işler yapmayan insanlar için neden rahatsız edici olduğunu çözemiyorum. Kimsenin kimseye hava attığı yok çünkü çoğu insanın cebindeki cep telefonu, masadaki laptoplardan daha pahalı.
. . .
Ben Emrah Avcı. Kişisel web sitemi ve diğer web sitelerimi incelemeyi unutmayın:
Sunduğum hizmetler:
İletişim bilgilerim:
Elektrik veya internet kesintisi olduğunda çalışmaya devam etmek için mobil interneti bilgisayara bağlıyorum.
Kısa süre için çözüm oluyor ama birkaç saat ve üzerinde kota ve şarj sorunları da başlıyor. Normal şartlarda ev internetiyle rahatça yapabildiğiniz bir işte, mobil internet ile daha dikkatli ilerlemek zorunda kalıyorsunuz. Mobil veriniz hızlıca tükeniyor ve çalışmaya devam edebilmek için ek internet paketi almanız gerekiyor. Yani bu kesintiler, sadece zaman kaybı değil, aynı zamanda ekstra maliyet de oluşturuyor.
Keşke bunları düşünmesek ama bazı durumlarda mobil interneti doğrudan kullanmak yerine farklı çözümler düşünmek de gerekiyor. Eğer yüksek boyutlu bir dosya indirme veya yükleme işlemi varsa ve kesintinin birkaç saat ya da daha uzun süreceği belliyse, Windows işletim sistemli bir VDS sunucu kiralayıp uzak masaüstü bağlantısıyla çalıştığım oluyor. Dosya işlemleri sunucu tarafında devam ederken, benim bilgisayarım sadece bağlantı kurmak için daha az veri harcamış oluyor. Tabi bu da ekstra bir maliyet oluşturuyor.
İşlerimin yoğun olduğu bir günde birkaç saatlik bir kesinti, 1 aylık internet faturama denk bir masraf çıkarıyor bana.
Tabi bu durum, internet servis sağlayıcı ve elektrik dağıtıcısı firmaların umrunda değil ve hiçbir zaman da umurlarında olmayacak.
. . .
Ben Emrah Avcı. Kişisel web sitemi ve diğer web sitelerimi incelemeyi unutmayın:
Sunduğum hizmetler:
İletişim bilgilerim:
Web sitelerde stok fotoğraf kullanmak tek başına yanlış bir şey değil.
Fakat özellikle “Hakkımızda”, “Biz”, “Ekibimiz”, “İletişim” gibi sayfalarda insanların olduğu stok fotoğraflar kullanmayı yanlış buluyorum. Öncelikle fazlasıyla yapay duruyorlar.
Aşırı gülümseyen ekipler, herkesin aynı anda kameraya baktığı toplantı sahneleri, gerçek hayatta pek karşılaşmadığımız kadar düzenli ofis ortamları veya firmalarla hiçbir ilgisi olmayan yabancı görseller, kullanıcıya güven vermiyor.
Özellikle yerel hizmet veren firmaların bunu yapması çok daha yanlış. İnsanlar, firmanın gerçek ekibini, gerçek çalışma ortamını görmek ister.
İnsan olmayan ofis fotoğrafları, bina fotoğrafları, fabrika fotoğrafları kullanılabilir ama bunların da o firmaya yakın, gerçek hayattan kopuk olmayan görseller olması önemli.
. . .
Ben Emrah Avcı. Kişisel web sitemi ve diğer web sitelerimi incelemeyi unutmayın:
Sunduğum hizmetler:
İletişim bilgilerim:
Bazı web sitelerde “İletişim” ve “Bize Ulaşın” sayfaları sanki sadece adet yerini bulsun diye eklenmiş gibi duruyor. Sayfa var, başlık var, belki birkaç iletişim bilgisi yazılmış ama kullanıcı firmaya ulaşmak istediğinde işler o kadar kolay ilerlemiyor.
Günümüzde hâlâ birçok web sitede iletişim formlarının çalışmadığını görüyorum. Formu dolduruyorsunuz ama gönderim gerçekleşmiyor, hata veriyor ya da daha kötüsü gönderildi gibi görünüp aslında kimseye ulaşmıyor. Firma sahibi de belki web sitesinden neden talep gelmediğini merak ediyor.
Benzer şekilde telefon numaralarına tıklandığında arama başlatmayan, e-posta adresine tıklandığında mail uygulamasını açmayan, WhatsApp butonu yanlış girildiği için sohbet başlatmayan birçok web siteyle karşılaşıyorum. Özellikle mobil kullanıcılar için bu detaylar çok önemli. Telefondan siteye girilmişse, numaraya dokunup aramak, WhatsApp’tan yazmak veya e-posta göndermek istenir. Bunun için numarayı kopyalayıp başka yere yapıştırmak zorunda kalınmamalı.
Hatta daha önce de bahsetmiştim; müşteri olarak ulaşmam gereken bir firma vardı ama sanki kimse kendilerine ulaşmasın diye bütün kanalları kapatmış gibiydiler. Firma açık, hizmet veriyor, bunu biliyorum. Ama web sitelerindeki ve internetteki iletişim bilgileri güncel değil. Bu da dijitalde var olmanın değil, doğru şekilde var olmanın önemini gösteriyor.
“İletişim” sayfası bir web sitede sadece bulunması gereken standart bir sayfa gibi düşünülmemeli. Gerçekten işe yaramalı, kullanıcıyı doğru kanala yönlendirmeli ve kendilerine ulaşmayı kolaylaştırmalı.
Telefon, e-posta, WhatsApp, adres, harita, çalışma saatleri ve iletişim formu düzenli şekilde kontrol edilmeli.
Çünkü bir kullanıcı size ulaşmak istiyorsa, web sitenizin görevi onun önüne engel koymak değil; o iletişimi mümkün olduğunca kolaylaştırmak olmalıdır.
. . .
Ben Emrah Avcı. Kişisel web sitemi ve diğer web sitelerimi incelemeyi unutmayın:
Sunduğum hizmetler:
İletişim bilgilerim: